4 Şubat 2012 Cumartesi

Etiyopya (Habeşistan) Tarihi

Kral Fasilides Kalesi
Daha çok Habeşistan (Köleler Ülkesi) ismiyle bilinen Etiyopya, tarihte bilinen en eski medeniyettir. Kuruluşunu M.Ö. 13. yüzyıla kadar götürebileceğimiz Etiyopya devleti, 1936-1941 arasındaki Mussolini İtalya'sının istila ve işgal hareketini saymazsak, tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın bazı Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesidir. 1960-1990 yılları arası ülkedeki Eritre sorunu nedeniyle çatışmalı ve gerginliklerle geçirilmiştir.
Bilim adamları tarafından Afar bölgesinde yapılan arkeolojik kazılarda 3 milyon yıllık insan iskeleti kalıntılarına rastlanılması, tarihi çağların başlamasından çok önceleri bile bölgenin, insan toplulukları için bir yaşam sahası olarak kullanıldığını gösterir. Etiyopya'dan bahseden ilk tarihi belgeleri yaklaşık M.Ö. 5000 yılına kadar götürebilmek mümkündür. İlk Çağ'da kuzeydeki Mısır Krallığının yöneticisi olan Firavunların altın, fildişi, tütsü ve köle aramak üzere Kızıldeniz kıyılarını takip ederek bu bölgeye geldikleri sanılmaktadır. Etiyopya topraklarında modern anlamda ilk kurulan devlet M.Ö. 8. yüzyılda ortaya çıkan D'mt Krallığıdır. D'mt Krallığı'nın M.Ö. 1. yüzyılda çöküşü ile beraber bölgede,yine aynı yüz yılda Aksum Krallığı ortaya çıktı. Aksum Krallığı zamanla güçlenerek sınırlarını Habeşistan dışında bugünkü Eritre, Cibuti, Sudan, Somali ve Arabistan yarımasında yer alan Yemen'i içine alacak şekilde genişletti.
Aksum İmparatorluğu'nun En Geniş Sınırları
Etiyopya, bilhassa mîlâdın ilk yıllarından beri köklü bir geleneği olan Afrika’nın en eski bağımsız devletidir. Yalnız gayri sâfi millî hâsıla ile kişi başına düşen doktor, araba sayısı gibi değerler yönünden diğer Afrika ülkelerinden geridir. Târihî çağlar içinde ilk yerleşenler Hami ve Sudanlı soyundan kabîlelerdir. Mîlâdî birinci yüzyılda kurulan Aksum Krallığı 7. yüzyılda yıkılmıştır. Ülkenin Arap hâkimiyetine geçmesinden önce Yemen’de bulunan Habeşli kumandan Ebrehe, ordusuyla Mekke’ye yürüdüyse de Ebâbil kuşlarının hücûmuyla bütün ordu perişan olmuştur.

Kızıldeniz’in iki yakasının Bizans müttefiklerinde olmasını istemeyen İranlılar 572 yılında Aksum Devletine son verdiler. Peygamberimiz aleyhisselâm zamânında, Mekke’nin ticârî hayâtının gelişmesiyle Habeşistan önem kazandı. Bu zamanda bâzı Müslümanlar buraya göç ettiler. Kızıldeniz kıyılarında İslâmiyet yayılınca, Aksum Krallığı güneye doğru kaydı. Bu sırada Zague ve Salamon Hânedânları 1285 yılına kadar başta kaldılar. Bu târihte İfat SultanıAli ibni Valaşma ile (Akîl ibni Ebî Tâlib soyundan) Müslüman Habeşistan Devleti kuruldu. On altıncı yüzyılda Arapların bu ülkeye yaptığı seferler karşısında ülkenin tamâmen Müslüman olmasını önlemek için Portekizlilerden yardım istendi. Portekizliler bunu fırsat bilerek ülkeye hâkim oldular. Bir ara derebeyleriyle din adamları arasındaki anlaşmazlıklarla ülke sarsıntı geçirmişse de Portekiz veİtalyan kiliselerinin çalışmaları ile 1855’te Kassa, İkinci Tevodros adıyla tahta çıkarılarak, Müslüman hâkimiyetine son verildi.

1889 yılında İkinci Menelik’in Habeşistan imparatoru olarak taç giymesiyle idâre tekrar Salamon Hânedânına geçti. İtalya, İngiltere ve Fransa gibi Avrupa devletlerinin uğraşması ile nihâyet 2 Kasım 1930’da Necâşi Haile Selâsiye taç giydi. Necaşi ünvanı “nagaş” kelimesinden ve bu da “vergi” mânâsındaki “ngş” kökünden gelmektedir. 1935 yılında Mussolini zamânında İtalyanlar ülkeyi işgâl etmişse de İkinci Dünyâ Savaşı sonunda çekilmek zorunda kalmışlardır.

Haile Selâsiye 1975 yılına kadar başta kaldı ve uzun süren iktidârı sırasında Habeşistan’da bulunan Müslümanlara dînî, siyâsî, kültürel çeşitli baskı ve zulümler yaptı. 1975’te askerî bir darbe ile iktidârdan uzaklaştırıldı. Ülkede yeni idareyi kuran hükûmet, sol temâyüllü olduğundan, Rusya ile her sâhada yakın ilişkiler içine girdi. Müslümanlara yapılan baskı ve zulümler bu hükûmet zamânında da artarak devâm ettiğinden Eritreli Müslümanlar ile hükûmet kuvvetleri arasında çarpışmalar zaman zaman şiddetlenerek devâm etti. 1987’de yeni Anayasa kabûl edildi ve yapılan seçimler sonunda askerî yönetime son verilerek komünist parti iktidar oldu. Etiyopya Cumhûriyeti, Afrika Birliğine ve Birleşmiş Milletler Teşkilâtına üyedir.

1974’ten bu yana Etiyopya’yı idâre eden askeri cunta lideri bilâhare devlet başkanı Albay Haile Mariam Mengitsu’nun ülke dışına Haziran 1990’da kaçışından sonra; Etiyopya Halk Kurtuluş Cephesi liderliğindeki (Eritre Halk Kurtuluş Cephesi, Tigre Halk Kurtuluş Cephesi ve Oromo Özgürlük Cephesi) büyük direniş grubu Etiyopya iktidârını ele geçirdi. Yüzde 70’i Müslüman olan Eritre Halk Kurtuluş Cephesi 30 yıldır işgal altında olan Eritre’yi kurtardı, başkent Asmara ile Kızıldeniz’deki Assab ve Massawa liman şehirlerini de kontrolları altına aldı. 1993’te yapılan halk oylaması neticesinde Eritre bağımsızlığını kazandı.


    Hiç yorum yok:

    Yorum Gönderme

    muzafferbadem@hotmail.com